Okuma yazma matematik gibi akademik becerilerde görülen gelişimsel bir özel öğrenme güçlüğüdür. Amerika Psikiyatri Birliği’nin ( APA 2001 ) tanımına göre Özel Öğrenme Güçlüğü; zekası normal ya da normalin üstünde olan bireylerin, standart testlere göre yaş, zeka düzeyi ve aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda okuma, matematik ve yazılı anlatım düzeyinin beklenenin önemli ölçüde altında olmasıyla tanısı konulan bir bozukluktur.
Yazılı bir metni çözümlemekle (harf ve ses ilişkisini kurarak, kelimeleri doğru olarak okumak) ile ilgili olan disleksi, okuma faaliyetinin doğruluğu ve okumanın akıcılığı yetileri otomatik hale gelmediği zaman kendini gösteren bir durumdur. Dislektik çocuğun okuma güçlüğü belirtileri okuma yazma öğrenimi süreci ile başlar. Bu yüzden çocuk birkaç yıl eğitim alana kadar disleksi tanısı konulamaz. Ancak okuma yazma becerilerinin gelişimi için gerekli olan pek çok temel beceri vardır. Bu becerilerde gözlenen yetersizlikler, risk faktörü taşıyan bireylerin fark edilebilmesi için önemli ipucu niteliği taşımaktadır.
Dislektik bir çocuk harfleri tanımakta, harfleri seslendirmekte, bu becerileri otomatikleştirmekte ve hızlı bir şekilde çözümlemede zorlanır. Dislektik öğrencilerin sesli okumaları yaşlarına, okul düzeylerine ve aldıkları eğitime göre beklenenden daha yavaş ve yanlıştır.
Genel olarak yapılan okuma hataları şunlardır:
Dislektik öğrenciler tarafından yapılan en yaygın yazım hataları şunlardır:
Benzer sesteki harfler: b-d-t; f-v; k-g…
Benzer görünüşteki harfler: b-d; n-u ; ı-i; o-ö; u-ü;a-e…
Hem benzer seste hem de benzer görünüşte olan harfler: b-d; m-n; o-ö; u-ü….
Ayrıca büyük harfleri genellikle kullanmazlar veya yanlış yerde kullanırlar. Diğer noktalama işaretlerini neredeyse hiç kullanmazlar. Son olarak, bazı öğrenciler yazım hatalarını gizlemek için, muhtemelen bilinçsizce, el yazıları anlaşılamayacak şekilde yazılarını deforme ederler.
Disleksi yazılı anlama becerileriyle ilgili değildir; ancak yazılı bir metni anlama ve akıcı okuma güçlüğü, çözümleme becerilerinin yavaş gelişiminin bir sonucu olarak ikincil bir etki olabilir. Bu etki de yazılı metinlere maruz kalmayı azaltarak kelime ve genel kültür edinimini engelleyebilir.
Disleksili pek çok insan ezber gerektiren sıralamaları (örneğin: alfabedeki harf dizinleri, çarpım tablosu, aylar) öğrenmekte ve yön zaman kavramlarını (örneğin, sağ/sol) ayırt etmekte zorlanırlar.
Yeni bir dil öğrenme söz konusu olduğunda ise, dislektik bir öğrencinin karşılaşabileceği zorluklar önemli ölçüde artar. İkinci bir dili öğrenmek, anadilin edinimi için gerekli olan aynı becerilere dayandığı için anadildeki olası güçlükler ikinci dile aktarılacaktır. Bu yüzden fonoloji, yazım ve sözdiziminde zorlananlar yeni dilde de benzer zorlukları yaşayacaklardır (Sparks vd., 2006). Ancak, zorlukların kendilerini gösterme derecesi bu becerilerin yeni dildeki önemine bağlıdır.
Disleksi bir hastalık değildir ve tıbbi bir tedavisi de yoktur. Disleksi özel eğitim yoluyla oldukça sağaltılabilir ve silikleştirilebilir. Yine de dişlektik birey bu özelliklerini yaşamının sonuna kadar muhafaza eder. Disleksinin sağaltılabilmesi için erken tespitlerde ilkokul çağı boyunca gecikmiş tespitlerde okul çağı boyunca özel eğitim desteği alması gerekmektedir.
Araştırmalar gösteriyor ki ilkokul 1-2 ve 3. Sınıflarda tanı ve tespiti yapılmış ve özel eğitim müdahalesinde bulunulmuş çocukların % 83’ ü eğitim yaşantılarına sorunsuz olarak devam edebilmektedir. Süre ve yüzdeler eğitimin alınış süresi ve kalitesiyle değişkenlik gösterebilir.
Disleksi İle Birlikte Görülen Diğer Problemler Nelerdir?
1) Öğrenme Bozuklukları
Diskalkuli
Aritmetik ve matematik becerilerin kazanılması, temel aritmetik becerilerin kullanılması ve hesaplamaların yapılmasında zekadan bağımsız olarak ortaya çıkan güçlük ya da bozukluktur
Bireysel olarak uygulanan standart testler ile ölçüldüğü üzere kişinin kronolojik yaşı, ölçülen zeka düzeyi ve yaşına uygun olarak aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda matematiksel becerileri beklenenin önemli ölçüde altındadır. ( DSM IV )
Matematiksel dili algılama ve kullanma sırasında birden fazla bilişsel süreç devreye girmektedir. Bunlar dikkat, algılama, kavrama, sınıflandırma, eşleştirme, sıralama, miktar ilişkileri, oran, sebep sonuç ilişkisi olarak sıralanabilir. Bu süreçlere ek olarak okuma – yazma bilgisi de unutulmamalıdır.
Diskalkulinin ortak özellikleri
Disgrafi
Disgrafi, yazı yazmayı etkileyen bir bozukluktur. Yaşa ve alınan eğitime göre, yazı yazma beklenenden daha yavaştır ve/veya yazı biçimsel olarak daha düzensiz, anlaşılması da daha zordur. Ayrıca disgrafili öğrenci yazı yazarken yaşıtlarına kıyasla daha çok yorulur. disgrafi el yazısı yazmadaki özel bir öğrenme güçlüğüdür.
Disgrafi; sadece yazı yazmanın yürütücü becerilerini etkiler, bu yüzden
dispraksik bir kökeni olmadığı sürece çizme becerileriyle karıştırılmamalıdır.
Öyle ki, disgrafili bir öğrencinin gelişmiş çizim becerileri olabilir. Bu durumda,
disgrafiyle ilişkili güçlükler okuma-yazma öğreniminin başında değil, yazmanın
pratikleşmesi gerektiği üçüncü eğitim yılında ortaya çıkmaktadır. Bu tür
zorlukları yaşayan bir öğrenci durumu şöyle açıklamaktadır: “Önceden harfleri
çizmeyi öğrenmek zorundaydım, şimdi ise yazmayı!”
Disgrafinin ortak özellikleri
Dispraksi
Dispraksi hareket örüntülerini yerine getirmede yaşanılan güçlük anlamına gelmektedir. Dil ve konuşmayı el göz koordinasyonunu (özellikle el yazısını) ve organizasyonu etkiler. Beynin kas hareketlerini düzenli sıraya sokamamasından ileri gelen bir özel öğrenme güçlüğüdür (SpLD).
Disletik olarak tanımlanan pek çok güçlük diprakside de mevcuttur.
Dispraksinin en belirgin özelliği, okul konularını öğrenmeyi ve günlük yaşam aktivitelerini önemli derecede engelleyen motor koordinasyonunun gelişimindeki güçlüktür.
Dispraksinin ortak özellikleri
2) Yönetici işlev bozuklukları
Yönetici işlevler, bir amaca ulaşmak için uygun problem çözme kurulumunun korunması olarak tanımlanabilir.( S. Karakaş ) Dikkat toplama, mantık yürütme, bilgiyi alma, işleme, değerlendirme sıralama, bilgiler arasında bağlantı kurma gibi hem davranışsal hem de zihinsel süreçleri içine alan kapsamlı bir süreçtir. Bu süreçlerde yaşanan sorunlar çok farklı tanılara neden olabilmektedir. Önemli olan yapılan değerlendirmeler sonucunda doğru tedavi ve eğitimlerden bireyin yararlanabilmesidir.
Wisconsin Kart Eşleme Testi, Stroop Testi başta olmak üzere nöro psikolojik testlerin değerlendirilmesi ile zihinsel süreçlerde yaşanabilen sorunları türü ve derecesi saptanmaktadır.
Sözel olmayan öğrenme bozuklukları
Sözel olmayan öğrenme bozukluğu özellikle görsel – uzamsal ya da dilin sözel olmayan yönleriyle sunulan bilgiyi işlemede güçlüğü ifade etmektedir. Sözel olmayan öğrenme boğukluğu yüksek düzeyde sözel becerileri ile düşük düzeyde görsel – uzamsal becerileri, sözel olmayan problemleri ya da soyut problemleri çözmede güçlüğü, sosyal becerilerde yetersizliği kapsamaktadır (Badian, 1992; Gross-Tsur, vd. 1995)
Sözel olmayan öğrenme bozuklukları ortak özellikleri
Dehb
3) Sosyal duygusal problemler
Günümüzde bile hala disleksili öğrenciler zamanında teşhis edilememektedir
Geç tanı veya tanı eksikliği, o öğrencilerin akademik başarılarını önemli derecede olumsuz etkileyebilir ve yetişkinlik dönemlerinde ciddi sosyal ve kişisel sonuçlar doğurabilir. Dislektik bireylerin öğrenmede yaşayabilecekleri zorlukların neden olacağı hayal kırıklılıkları benlik saygısını düşürebilir ve psikolojik duygusal bozuklukların riskini arttırabilir. Eğer diskektik öğrencilere yaşadıkları güçlüklerde anlayış gösterilmezse, bu öğrenciler
Tüm bunlar pek çok sonuca yol açabilir: okulu bırakma, depresyon, anksiyete, panik atak vb. (karmaşık) psikiyatrik bozukluklar ve ciddi davranış problemleri. Ayrıca yine karşıt olma karşıt gelme, tik bozukluklar, bipolar bozukluk önceden oluşmuş ya da eşlik eden sorunlara da müdahale etmek gerekebilir.
Yukarıdaki etkiler kendini göstermeden önce, mümkün olduğunca erken tanılama ve okuma güçlüğü riskinde olanları teşhis etmek gerekmektedir.
Veliler, öğretmenler ve eğitim alanındaki uzmanlar şunu akıllarında çıkarmamalıdırlar: öğrenme üzerindeki olumsuz etkileri azalttığı ve çocuğu ikincil psiko-patolojik bozuklukların gelişim riskinden koruduğu için, daha erken tanı; daha etkili müdahaleye olanak verir ve rahatsızlığın seyrinde daha olumlu etkiler yaratır.
4) Dil konuşma problemleri
Disleksi’nin özeliklerine bağlı olarak ya da disleksiden bağımsız olarak dil ve konuşma problemleri görülebilmektedir. Karşılaşılabilinecek bu durumla ilgili olarak özel eğitim hizmetleri içerisinde dil ve konuşma terapisti de yer alması gerekebilmektedir. Dislektik çocuklarda aşağıda sıralanan sorunlara rastlanabilmektedir.
Gecikmiş dil ve konuşma Çocuğun alıcı ve ifade edici dil becerilerinin yaşından beklenen düzeyde gelişme göstermemesi durumudur.
Sesletim (Artikülasyon) ve Ses Bilgisi (Fonoloji) Bozuklukları: Konuşma seslerinin ve dile ait ses birimlerin beklenenden farklı olarak sesletimi; ve ana dilin ses sistemi ve ses birleşimlerini düzenleyen kuralları anlama ve kullanmada güçlüktür. Bu bozukluklar; konuşma sesinin özelliklerinde, çarpıtılmalar; bir ses yerine başka ses kullanma, ses düşürme, ekleme, arka sesleri (k, g) öne getirme (t, d), ya da sürtünmeli sesleri (f, v, s, z, ş, j) durak sesi olarak çıkarma (t, d, p, b) gibi hata örüntüleri ile belirlenir. Bu durum konuşmanın anlaşılırlığını olumsuz yönde etkiler.
Akıcı Konuşma Bozuklukları: Konuşmada beklenenden farklı hız, ritim gözlenmesi, ses, hece, sözcük ya da sözcük öbeği tekrarları, uzatmalar veya bloklar biçiminde konuşma akışının kesintiye uğramasıdır. Bunlara aşırı gerginlik, çabalama davranışları ve ikincil davranışlar eşlik edebilir
Gelişimsel Dil Bozuklukları: Konuşma, yazı ve/veya diğer sembol sistemlerinin alıcı (algılanması-anlaşılması) ve/veya ifade edici (kullanılması) boyutlarında dilin biçim bilgisi (morfoloji), söz dizimi (sentaks), anlam bilgisi (semantik), edim bilgisi/kullanım
bilgisi (pragmatik) alt sistemlerini kapsayan bozukluklardır. Bu bozukluklar doğuştan veya bebeklik/çocukluk çağında ortaya çıkan gelişimsel nitelik taşırlar
Dislektik bireylere öneriler
Ailelere öneriler
Öğretmenlere öneriler
Randevu almak İçin lütfen formu doldurunuz.